Her ne kadar Android veya diğer işletim sistemleri üzerine bir site olsak ta sonuçta bir blog sitesiyiz. Bu da demek oluyor ki buradan ara ara konu dışı ancak sektörle ilgili makaleler okuyabileceksiniz. İlk makalemi uzun süredir gündemi meşgul eden bir şirket hakkında yazmak istedim. Elma ve gidişatı…

Sürekli olarak büyümesi, ucuz pahalı demeden ürettiği her şeyi satabilmesi, alıcısına hükmetmesi ve kapılarında bekletmesi… Tüm bunlar bir firma için güzel şeyler tabi ki. Bir tarafta önce müşteri memnuniyeti olan firma varken, diğer tarafta oldukça agresif ve saldırgan bir firma izliyoruz. Kullanıcılarına verdiği hizmetlerde zalim kararlar alan, ben en iyiyim mantığı ile hareket ederken eline yüzüne bulaştıran bir elma. Son telefonunda canı istediği için yeni bir GSM kartı standardı oluşturan elma, “sektörde ben en iyiyim, ben ne dersem o!” mantığı ile hareket ediyor.

Nedir bu Umbrella Corp. muhabbeti kardeşim?

Umbrella şirketinden kastımı birçoğunuz anlamış olmalısınız. Ölümcül deney serisinde, ölümcül deneyler yapan güçlü bir şirket Umbrella. Kendi düşünceleri kendi istekleri doğrultusunda çalışan ve hiç kimse hiç birşeyi takmayan bir yönetim şekli var. Para için insanlığı yok etme noktasına taşıyor.

Eee ne alakası var? 

Bildiğiniz gibi Apple son yıllarda telefon pazarına girerek epeyce bir kâr elde etti. Hatta kriz döneminde kasasında bulunan parası bağlı bulunduğu ABD kasasındaki miktarı da aştı. Apple telefonları, tabletleri ve diğer çıkardığı bilişim ürünleri kapış kapış gidiyor. İnsanlar günlerce, haftalarca ve aylarca sıra bekliyor. Artık Apple kullanıcıları da azaldı. Bunun yerine Apple fanatikleri var. Bir üst model çıkınca altta kalan model unutuluveriyor, silinip gidiyor. Güncel kalmak, güncel olmak gerekiyor. Sürekli olarak yenisini ve en iyisini almak!

Apple fanatizmi insanları kontör bulamasalar da epey yüksek fiyatlı bir telefon almaya yönlendiriyor. Bazı anlar oluyor ki asgari ücretle çalışan bir kimse Apple tutkusu ile maaşının 3-4 katını veriveriyor telefonculara. Hal böyle olunca ceplerde kontörsüz Apple yadigarları gezdiriliyor. Apple zengin oluyor, bizim kesim gariban..

Apple olsun müdür, o iyidir… 

Nereden geldiği bilinmez, ancak müthiş bir elma güveni var.”Elma deseni olsun, o oldu mu gerisi kolay be kardeşim.” zihniyeti topluma hakim. Peki Elmanın bu kadar muhteşem, bu kadar güvenli ve dürüst olduğunu nereden biliyorsun? Sürekli olarak güncellemeler geliyor ve sen her güncelleme de Elma yasalarını onaylıyorsun. Ya sakıncalı bir yere imza atarsan?

Elmadan ağzı yananlar armutu üfleyerek yermiş.

Elmanın para hırsı sürekli olarak onu saldırgan olmaya itiyor. Bir çok şirket mahkemeye veriliyor. Sebebi ise telif hakkı Apple’a ait olan teknolojileri izinsiz kullanmak! Her şey mi sizin be kardeşim? Hadi telefonlarda telif hakkı olabilir hakkıdır diyelim. Sizlere garip bir Apple tehdidinden bahsetmek istiyorum. Popmundo.com sitesinde Popmundo adında bir sanal karakter oyunu mevcut. Bu oyunda karakterinize ait tüm kararları siz belirliyor, karakterinize kariyer veya çocuk yaptırıyorsunuz. Geçen günlerde bu oyun eski arayüzünü geliştirmek ve daha iyi görsel deneyimle birkaç ek özellik sunmak için değişiklikler yaptı. Oyuna birçok ek özellik eklendi. Artık gerçeğe daha yakın bir hal alacaktı ki oyun geliştiricilerinden bir bildiri yayınlandı.

Popmundo.com: Apple avukatlarından mail aldık!

Oyun yöneticileri 48 saat içerisinde karakterlere eklenen kişisel enerji göstergelerini kaldırmalarını, aksi halde mahkemeye verilecekleri blgisini yayınladı. Gerekçe olarak ise Apple tarafından alınmış olan Sanal karakterlerde enerji kullanımı vb. bir telif hakkını ihlaldi. Apple’ın aç gözlü ve saldırgan tutumunun en şaşırtıcı örneklerinden biri olan bu durumu görünce ister istemez insan kendisine soruyor. Bugün para için bunları yapan, yarın veya yakın gelecekte acaba neleri yapar? Gelecekte IPhone’lar, IPad’ler acaba kimselere nerelere takılır?

Aşırı büyüme ve onun getirdiği para hırsı bir Umbrella yaratır mı onu zaman gösterecek. South Park dizisinin 15. sezon 1. bölümünde bulunan “humancentipad” bizi izlerken güldürüyor. Ancak böyle birşey olabilir mi ki? diye de düşündürmüyor değil…

Sağlıcakla kalın…